Hayatımda ilk ve muhtemelen son kez bineceğim bir otobüs; 15-f beykoz-kadıköy
yolun uzundur kafadan 1.5 saat, tek avuntun cebindeki müzik, biraz da sağ çapraz da oturan dedenin 'üzerindekileri'
bu yolculuğu kaldırmaz eldekiler, okuyacak takvim arkası bile kalmamış eastpack karavanımda. telefon çalar. (telefon kötü bişeydir.) sana hayatın cilvelerini birbir anlatacak insan, bu durumdan pek de hoşnut değil izlenimi verir. ne de olsa hayatında kendine göre bir rajonu vardır. sen ise sadece kapatmak istersin telefonu, bütün konuşan organları, mümkünse gözlerini. yine hazırlıksız yakalanmışındır. 'her ölüm beklenmediktir.'
yolculuğunun geri kalanı, katmerli bir süre unutulmayacaklar müzesine dahildir aşifte hayatın için. sudan çıkmış fosfor yoksunu beyin hücrelerine düşen ilk olgun düşüncekırıntısıdır bu. anahtar nota; gözüne yandığımın insanıdır. bir defter daha kapanmıştır. çıkan ses eskilerini de çağırır. hepsi olabildiklerince aritmik örs'ten çekiç'e kıra kıra ilerler. bütüm bu kakafoni içinde ne kadarı gerçek ne kadarı 'tel-çek' sorgulamadan edemezsin. sen de koluna körkaza değmekten ölümüne korkan teyze kadar insansındır. daha ötede bir yere varamayacağını bile bile düşünürsün, hatırlarsın, sorgularsın, tekrar tekrar tekrar.. götürebildiğin kadar çekersin acını.
ayrılık etrafını güzel hatıralarla çevrelermiş der solumdaki nine. kısa bir an çoğalırım. zoraki play tuşuna bastım. kulağımda 'dipole experemant' parçası, post-rock en tekinsiz dehlizlerini senin için süslemiştir. kemanların açgözlü gel-gitleri özenle yoğurur yeniyetme acını. çığırtkan 'sample'lar içine sıkışan çamur kıvamını kelimelere döker. bir güzel sıvazlarsın kenarda köşede kalmışına kadar keder tohumlarını.kolay değildir son 8 ay'ın duşunu almaya yeltenmek. zaten üsküdar'a gelmişindir şimdiden.
artık otobüsten inmek için hazırlanmalıyımi eski defterlerimi çantama saklayıp yola koyulmalıyım bir an evvel. 'bir yere varmak niyedir sevgilim, hayatın kendisi yol da olmak değil midir?' - çağrı tablet hala masanın altında mı?
0 yorum:
Yorum Gönder