- Fazal Sheikh -
“Umarım çalışmalarım dünyanın iyileşmesini sağlar. Fakat ben bu amacı bir bireyi kullanarak gerçekleştirmek istemiyorum. Bizim daha derinlerde yatan sorunlara ulaşmamızı sağlayan şey bireyin anlattıklarıdır. Genel olanı anlayabilmek, özel olana bakmakla mümkündür. Bunu yapmamda bana yardımcı olacak olan bireydir ve o da tam bunu yaparken insanlığa ne kadar büyük bir servet sunduğunu bilmelidir.” Bu sözler Fazal Sheikh'a ait. Babası Kenya'lı annesi Amerikalı. Sheikh, 1992’de Kenya körfezindeki Swahili topluluğunu belgelemek için Kenya’ya gider. Kenya’nın kuzeyindeki bir çölde küçük bir köy olan Kakuma’ya uğraması, onun mülteci sorununa eğilmesine neden olur. Onların “Afrikalı” ve “mülteci” olması yüreğine değer, haftalarca kamptaki mültecilerin fotoğraflarını çeker.
2001'de uluslararası insan hakları ile ilgili konularla ilgilenen bir kitap serisi projesine girdi ki bu serinin adı uluslararası insan hakları serisidir. Farzal Sheikh Zürih’te, New york’ta ve Kenya’da yaşıyor.
- Ladli Projesi -

Fazal Sheikh ‘Ladli’ isimli kitabında önceki çalışmalarında olduğu gibi yine sosyal bir konuyu ele alıyor ve günümüz Hindistanında kadınlara yönelik önyargının sonuçlarının izini sürüyor.
Kitabı "Moksha" üzerinde çalışırken Sheikh, Hindu dullarının kalan son yıllarını geçirmeye geldikleri ve Hisndistanın kutsal şehirlerinden biri olan Vrindavan'a gitti. Sheikh onların sorunlarını dinlerken, Hindistan'daki kadınların çoğunu çocuk yetiştirme hizmetçisinden çok az daha fazlasına indirgeyen, dinsel ve kültürel kodların kurbanı olduğunu idrak etmeye başladı.

Ne kadar büyük ekonumik avantaj sağlasa da hala onlara karşı büyük bir önyargı taşıyan bir toplumun içinde büyüyen genç kadınlardan daha fazlasını öğrenmek için Hindistan'a geri döndü. Sonuç,
Hindistan'da "sevgili kız çocuk" anlamına gelen
Ladli.
Burada anlatılan hikayeler bir çoğuna bir şok gibi gelecek:
Her yıl binlerce sağlıklı fetusun cinsiyetleri yüzünden kürtajı, doğan kız bebeklerin cinayeti, fahişeliğe zorlanan ergenlerin kaçırılması ve tecavüzü, çocuk işçiliğinin sömürülmesi, yerli çalışanların fiziksel suistimali ve hepsinden kötüsü, kabiliyetleri veya eş olarak performansları kocasınınkiyle veya kocasının ailesinin beklentileriyle örtüşmeyen geç kadınların öldürülmesi.

Sheikh, sokak aktiviteleri ağıyla, Hindistan'ın modern bir demokrasi olarak yeni rolünün altını çizen bir resim oluşturuyor. Onun portrelerinin, anlattığı öyküleri pekiştiren bir açıklığı ve konuşkanlığı var. Bu kitaptaki en güçlü seslerden bazıları, kişisel trajedilerin üstesinden gelmiş ve diğer kadınların bunlardan kaçınabilmesi için savaşmaya karalı olan yaşlı bir kadına ait.
Kendi kadınlarına kötü davranan bir ülke için ne denilebilir? Hindistan'daki kadınların suistimaline devam edilmesinin sebebi yasa eksikliğinden değil, sadece polis, yargıçlar ve hükümetin kadınları koruyacak yasalar koymada başarısız olmasındandır. Böylesi kökleşmiş bir sistem nasıl yeniden şekillenebilir? Cevabı, onun kurbanlarını daha iyi anlamalıyız ve bu konuda Fazal Sheikh güvenilebilir bir rehber.
* Ayrıntılı bilgi için: www.fazalsheikh.org